İslamiyet’e göre kıyamet ne zaman kopar?

“Kıyamet Allah Allah diyen bir kimsenin üzerine kopmayacaktır.”
[Müslim, İman 234, (148); Tirmizi, Fiten 35, (2208)]

Yada başka bir tercüme ile;

“Yeryüzünde Allah Allah diyen kalmayıncaya kadar kıyamet kopmaz.”

Fakat bir başka bildirimde şöyle bir gariplik var.

“Kıyamet müminlerin başına kopmaz. Cenab-ı Allah kıyametin kopacağına yakın bir zamanda, bir rüzgar gönderir. O rüzgarın dalgalanmasıyla, imanı olan hiç bir mümin kalmayacak, ruhunu teslim edecektir. Allah onlara rahmet eylesin.” 1

1.Şerhüs-Sünne 15/90, Müsned-ül Firdevs 5/88, El-Metalibül Aliye hadis no: 4582 (İmamı Busiri hadisin sıhhatine hükmetmiş); Kenzül Ummal 15/229; Şuab-ı İman Beyhaki 2/191; Mu’cemut-Taberani El-Kebir 3/3037.

Bir başka sure olan Sebe Sure’sinde ise şöyle yazar:

“İnkârcılar: Kıyamet bize gelmeyecek, dediler. De ki: Hayır! Gaybı bilen Rabbim hakkı için o, mutlaka size gelecektir. Göklerde ve yerde zerre miktarı bir şey bile Ondan gizli kalmaz. Bundan daha küçük ve daha büyüğü de şüphesiz, apaçık kitaptadır (yazılıdır).” (Sebe, 34/3)

Ayette Allah (cc), kafirlerin başına kıyametin koparacağını acıkça ifade ediyor.

Buraya kadar her şey açıkça anlatılmış. Peki, buraya kadar ne anladık!

Kıyamet olmadan önce Allah bir esinti ile tüm Müslümanların ruhlarını yanına alıyor. Böylece kıyamet anını onlar yaşamıyor, onlar görmüyor. Peki, kimin başına kıyamet kopuyor: kâfirlerin başına… Buraya kadar “hayır böyle demiyor” diyeniniz varsa açıklasın yayımlayalım.

Bu ayetlere göre Müslümanlar kıyamet öncesi ölecek, kıyamet gününü ise kâfirler görecek. Yine ayetlere göre anlaşılıyor ki ölüm Müslümanların başına gelecek, kâfirlerin ise öleceği söylenmiyor. Peki, ne söyleniyor; kâfirler kıyameti yaşayacak deniyor.

Burada aslında ne denmek istendiğini etraflıca açıklayalım:

1958 yılında NASA uzay araştırmalarına başlıyor. O sene Amerika NASA için 80 milyon dolarlık bir harcama yapıyor. NASA için her sene bütçe artırımına gidiliyor. 2016 yılı için ayrılan ve harcanmakta olan bütçe ise 19 milyar 300 milyon dolar.

Hedeflerinde ise Mars ve benzeri gezegenler var. Uzaylıların peşinde koşarak her sene 20 milyar dolarlık bir bütçe ayırmıyorlar. Su arıyorlar, yaşam arıyorlar. Peki, bulabilecekler mi? Yüzde 50 yüzde 50. Zaman bunu gösterecek. Kur’an da da “başka gezegenlerde yaşam şansı bulamayacaksınız” diyen bir Sure mevcut değil.

Şimdi diyeceksiniz ki; Kur’an zaten ne olacağını yazmış, peki bu gezi zekâlılar böylesine boş bir konuya neden her sene 19 milyar dolar para harcıyorlar. Uzaya atılmış boş bir para sanki. İşte yanıldığınız nokta da bu. Kur’an a göre hareket ediyorlar. Onlar kıyameti görecek, biz görmeden öleceğiz. Nasıl mı?

Dünya bir gün yaşanamaz hale gelecek. Bunu çevremizi bile gözlemleyerek anlayabiliyoruz. Fabrika atıkları, nükleer santraller, radyasyon, kimyasal zehirlenmeler, Virüsler, Kanser, hava kirliliği…… NASA Ruslar ile birlikte, bu gezegeni terk etme günü geldiğinde, kendilerinden olanlarla birlikte bu dünyayı terk edecek ve diğer bir gezegende yaşamaya başlayacaklar. Giderlerken yanlarında ne Usame Bin Ladin’in akrabalarını, ne Fethullah Gülen’i, ne de bu adamların kendi çirkin mücadelelerini verdikleri ülkelerdeki insanları yanlarına alacaklar. Müslümanlar olarak bir başımıza kalacağız.

Dünya ise çoktan bitmiş olacak ve son günlerimizi yaşıyor olacağız. Dünya yerle bir olmadan hemen önce ise atmosferdeki gaz katmanlarının incelmesinden ve dünyadaki kirlikten ötürü yeni bilinmeyen bir gaz kütlesi oluşacak. Bu gaz kütlesi bir esinti eşliğinde dünya yüzeyinde hareket ederken geçtiği yerdeki tüm yaşamı sone erdirecek; hayvanlar, böcekler, bitkiler ve Müslümanlar… Evet, dünyanın son anını bu yüzden Müslümanlar göremeyecek. Peki, buna kim şahit olacak! Teknolojisini geliştirerek başka bir gezegene taşınan kâfirler, oradaki teleskopları ile dünyayı izleyecek ve yok oluşuna şahit olacaklar.

Bütün bu anlattıklarımız Kıyamet ile ilgili Kitap’ta anlatılanlara tam olarak uyumludur.

İslamiyet aslında kıyamet ile ilgili Müslümanları uyarmaktadır. Müslümanların, Hristiyan olan ülkelerin oyunlarına alet olup duracaklarını ( kaldı ki bu Hristiyan ülkelerdeki Müslümanların üzerine oyunlar oynayan insanların IQ’ları Müslümanlardan daha yüksek değil ) söylüyor. Yine Müslümanların kendi içlerinde sürekli karışıklıklar içinde yaşayacaklarını söylüyor. Bütün bunları bir kenara bırakıp uzaya odaklanmazsak kıyametten önce bir esinti ile yok kalacağımızı söylüyor.

Ya salak gibi kendimizi yemeye devam edeceğiz ve her nasıl oluyorsa bizden zeki olmayan ülke yöneticilerinin oyunlarına kanıp duracağız, yada salak gibi her sene uzay araştırmalarına 19 milyar dolar harcayacağız. Her ikisininde yüzyıllar sonra sonuçları olacak.