Bakın neler söylüyor faiz ile ilgili;

Faiz karşılığı olmayan bir kazançtır. Karşılığı olmayan kazanç olduğu için uygun değildir.

Faiz fiyatları arttırır. Bu enflasyon dediğimiz olay hep bunun etrafında döner dolaşır.

İnsanlara ekmek vermek durur iken, yatırım yapmak durur iken ,devletin kazanmasını temin etmek durur iken ; yol , çeşme, su gibi toplumun ihtiyacı olan şeylerin yapılmasına mani olmaktır çalışmamak.

Faize vermek parayı çalışmamak, üretmemek bu bir zarardır.Dolayısıyla tembelliğe alıştırdığı için, üretimin önünü kestiği için faiz haramdır.

Faizin yaygın olduğu toplumlarda zenginle fakirin arası açılır. 

Faizcilik yapanlar , üretim yapmayanlar , ellerindeki bu imkanları insanların istifadesine kullanmayanlar yaşadıkları topluma ihanet ediyorlar demektir. 

 

Buraya kadar faizin ne olduğunu ve neden haram olduğunu anladım. Bizim anlamadığımız uyanık toplumumuzda faiz konusu işlenirken neden ihtiyacı olandan fazla ev satın alan insanlar konuşulmuyor. Yada neden dedesinden kendisine kalmış arsayı Müteahhite vererek 4 tane bina diktirip kendine 40 daire alan uyanık konuşulmuyor.

Biz toplum olarak işimize geleni konuşuruz ondan. Benim 40 tane dairem olsa bu yazıyı yazar mıydım hiç ! Yaaaa.

İnsanlar para biriktiriyor, ailesinden miraslar kalıyor ve bunları ev satın alarak değerlendiriyor. Ev 100,000 liradan alıyorlar sonra bir bakıyorlar yanına hastane açmışlar, biraz ilerisine okul, yürüme mesafesinde de metrobüs… Eee o zaman eşek değiller ya evin fiyatı direk 130,000 liraya çıkıyor.


“Faize vermek parayı çalışmamak, üretmemek bu bir zarardır.
 ”

Faiz konusu üzerinden düşünürsek evi 100,000 liradan 130,000 liraya çıkartan üretim nerede ? Ev sahibi mi bir şey üretiyor , yoksa ev mi bir şey üretiyor? Cevap: İkisi de sadece oturuyor, bir şey yaptıkları yok. Kendi kendilerine bir sebep bulup rakamı yukarı çekiyorlar.


“Faiz fiyatları arttırır.”

Evin değeri durduğu yerde 100,000 liradan 130,000 liraya çıktı. Eee kiracıda yeni çıkmış. Keriz değil ya evi yine 1000 liradan kiraya verecek. Kira 1300 lira oluyor.


“Faizin yaygın olduğu toplumlarda zenginle fakirin arası açılır. “

Sonuçta ne oldu?  Olan bizim orta tabakaya ve fakire oldu. Zaten ortalama maaşı 1700 olan kiracı hayatında hesaplamadığı bazı aksilikler olunca kirayı ödeyemez olur. Ev sahibi durur mu hiç “kiranı ödeyemiyorsan çık kardeşim evimden” diye giderini yapar.
Şimdi milli piyangodan bir para çıksa, 40 tane ev alırım. Daha ne arkadaş, yan gelir yatar, kira parası ile yaşarım. Hepimizin aklından böyle bir hesap geçti ve geçiyor.( Benim bile ) Kimsenin tatlı su kurnazlığı yapmasına gerek yok.

Ne diyelim Allah versin! Gözümüz yok. 

Versin vermesine de sonra Müslümanım diye kendini kandırmamalı kişi.. İlk önce orta tabakanın ve fakirin hakkını yediğini unutma !

Herkes bu toplumda kendine yetecek kadar ev alsa bakın ne olurdu; Öncelikli olarak Müteahhitlerle, gözünü ev bürümüş ev sahipleri arasındaki – yazılı olmayan ama var olan – anlaşma bitmiş olurdu. Sonrasında Müteahhitler yaptıkları evleri – fiyatlar biran önce şişsin diye ümit ederek yüksek fiyattan almayı kabul eden – bu gözü ev bürümüş ev sahiplerine satamazdı. En sonunda ise Müteahhitlerin yaptıkları evleri sadece gerçek ihtiyaç sahipleri alırdı. Onlarında makul fiyatlarda kredili ev almaları mümkün olurdu. Böylece uyanık Müteahhittin 40 liraya mal ettiği ev 60 liraya satılır. Müteahhit kar eder, ihtiyaç sahibi ev sahibi olurdu.

Bu durumu mülk zengini birine anlatsak ne derdi sizce:
Hadi canım hadi, Allah versin!..

Fazladan ev sahibi olarak geçimini sağlayanlar,  dini olarak en büyük günahı işleyerek fakirin hakkına giriyorlar. Onun uygun şartlarda alabileceği evi alamaz hale getiriyorlar. Sonra ona kiraya veriyorlar. Bununla da kalmayıp önünde otobüs durağı yanında sütçü Bekir’in yeri var diye evin ve kiranın fiyatını arttırıyorlar. Kirası artan kiracı ödeyemeyecek duruma gelince de , sanki üretim yapıyormuş gibi bir de ukala “ödeyemeyeceksen niye tuttun kardeşim” diyerek eziyor zavallıyı. Hepsinden de önemlisi bu zat birde kendine Müslümanım diyor.

Şimdi ev sahipleri okuyorsa diyorlardır “sanki bütün kiracılar melek? “. Haklılar da, bütün kiracılarda melek değil. Kirasını parası varken ödemeyen kişilerde var bu toplumda. İyi de bu senin faiz yediğin, yan gelip yatarak , üretim yapmayarak, yaşamaya çalıştığında gerçeğini değiştirmez.

Eeee biz kılıfı önceden hazırlamışız bir kere:
Dünyada Mekân, Ahirette İman

Ne diyelim Allah gözünü doyursun…